Showing posts with label Joseph Stalin. Show all posts
Showing posts with label Joseph Stalin. Show all posts

Sunday, 8 January 2012

George Orwell'a açık mektup


Sevgili Orwell,

Sen sevdiğimiz bir abimizsin. Diğerlerini bilmiyorum da ben sana cidden büyük saygı duyuyorum, eserlerini de zaman buldukça severek okuyorum. Adını cemiyetlerde, Thomas More ile birlikte anıyor, "işte gençler" diyorum "bu iki İngiliz'e feci gıpta ediyorum."

Yalnız diyeceğim şudur ki, sen şu meşhur distopik eserin 1984'ü yazarken geleceği çok yanlış öngörmüşsün. Senin Sosyalist görünümlü totaliter yönetimin, günümüz Neoliberalizm'ine göre o kadar masum görünüyor ki gözüme anlatamam. Stalin'e dokundurayım derken, ta 1940lı yıllarda RTE'yi biçimlendirmişsin meğer.

Sen bizdeki emniyet yapılanmasını görsen, eserindeki "düşünce polisleri"ni alnından öpersin kuran çarpsın. Ayrıca sende o "Büyük Birader"den bir tane var. Bizde dokunulmazlığı eline alan Büyük Birader olmuş, memura, işçiye, yazara, sanatçıya, gazeteciye, karikatüriste tehditler savuruyor.

Yani sözün kısası Sevgili Yoldaş George, senin bahsettiğin Totalitarizmi buralarda, iki lafından biri "demokrasi" olan neoliberaller pek güzel kullanıyorlar.

Sen yine de mezarında rahat uyu, sonuçta taaa 70 yıl öncesinden uyarını yaptın, mesele senden çıktı artık!

Saygılarımla...

(2012'nin ilk yazısını G. Orwell'a ithaf ettim, huzurluyum...)

Sunday, 14 August 2011

Lucifer'ın halefi Troçki olabilir mi

Geçenlerde şöyle bir yazı yazmış ve Lucifer'ın (Şeytan) kainatın ilk "sosyalisti" olduğunu iddia etmiştim. Yazdığım esnada zihnimden akıp giden düşünce silsilesi içerisinde enteresan benzetmelerle karşılaştım, fakat konuyu hepten saptırmamak için onları da başka bir yazıda aktarırım diye düşündüm. İşte o yazı bu yazı...

Öncelikle Şeytan'ın cennetten kovuluşuyla ilgili yazdıklarımı hatırlayalım.

"Tanrı Adem'i yarattıktan sonra kainattaki tüm varlıklara, "bakın bu insan, taze yarattım, şimdi ona secde etmenizi emrediyorum." diyince Lucifer itiraz etmiş, "onun benden ne üstünlüğü var ki ben ona secde edeceğim, en nihayetinde hepimiz eşit kullarız." demiş ve Tanrı onu sorgusuz sualsiz kovmuş cennetten..."

Lucifer ve Tanrı bahse tutuşurken

Hadisenin özü kısaca bu, değil mi? Şeytan Adem'e secde etmeyi reddettiği, Tanrı'nın bu emrine karşı geldiği için kovuldu cennetten. Sonra da Tanrı'yla bahse tutuştular kim daha çok yancı toplayacak diye. Evet...

Efenim bu olay benim aklıma Troçki'nin Stalin'le giriştiği mücadeleyi ve bu mücadele sonucunca SSCB'den sürgün ediliş öyküsünü getirdi.

Troçki Ekim Devrimi'nin öncesinde ve sonrasında Lenin'in yanında yer almış, devrime, sosyalizme ve Kızıl Ordu'ya hizmet etmiş bir abimizdir. 1924 yılında Lenin'in ölümünün ardından iktidara gelen Stalin'le görüş ayrılıkları yaşadıklarından aralarında gözle görülür bir düşmanlık beliriyor. Bu düşmanlık önce Troçki'nin yetkilerinin bir bir elinden alınmasına sebep oluyor, artık ne savaş komiserliği ne de Kominist Enternasyonal yürütme kurulundaki yetkileri kalıyor elinde. Sonra da Rusya'dan sürgün edilmesine sebep oluyor.

Sürgün hayatı Kazakistan'la başlıyor, sonra bir süre İstanbul-Büyükada'da devam ediyor sürgün hayatına. Burada kaldığı 4 yıllık süre içerisinde çeşitli kitaplar yazıyor. Daha sonra vize alıp Fransa'ya gidiyor, Fransa'dan sınırdışı edilip soluğu Norveç'te alıyor ama orada da en fazla iki yıl barınabiliyor. En son Meksika'da, sürgününün son durağında buluyor kendini ve burada dördüncü enternasyonal için çalışmalara başlıyor (bir nevi yandaş toplama, insanlığı Stalin'in yolundan ayırıp kendi yoluna sevk etme çabası).

Rivayetlere göre orada Meksikalı ressam Frida Kahlo'yla gizli bir gönül ilişkisi yaşıyor. Nasıl ki cennetten kovulan taş gibi hataunlar (en başta Lilith olmak üzre) cehennemin yolunu tutup Lucifer'ın kollarında buluyorlar kendilerini, Troçki de Meksika'nın Lucifer'ı oluyor bir nevi (fikrimce).

Troçki vs. Stalin

Şimdi Troçki'yi Şeytan, Stalin'i de Tanrı yapmış gibi oldum ama benimki tamamen beyin fırtınamda uçuşan düşüncelerin içerisinden seçtiğim bir takım metaforlar elbette.

Hayır amacım Troçkizm'i Satanizm'e, ve onun karşı olduğu Stalin ve Mao felsefelerini de semavi dinlere benzetmek filan da değil. Zaten farkındaysanız gayet İbrani mitolojisi çerçevesinden bakıyorum olaya.

Ben sadece düşünürüm (bazen gerektiğinden fazla düşünürüm), organize ederim ve yazarım (bazen fazla uzun yazarım). Çıkarım yapmak okuyana kalır.

Hatta bazen sadece çemkirmek kalıyor okuyana, en çok o durumları seviyorum...